Şehirler Van

Evliya Çelebi

Yeni Üye

Van
Plaka No 65
Bölge Doğu Anadolu Bölgesi
Yüzölçümü 20.921 km²
Nüfus 1.136.757
Nüfus Yoğunluğu 54 kişi/km²
Telefon kodu +432
Rakım 1.728 m
İlçe 13
Mahalle 690
Van, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir ili ve en kalabalık on dokuzuncu şehridir. Nüfus bakımından bu bölgenin en büyük ilidir. 2019 sonu itibarıyla nüfusu 1.136.757 kişidir. Kuzeyden Ağrı, batıdan Bitlis, güneybatıdan Siirt, güneyden Hakkâri illeriyle, doğudan da İran'la sınırlıdır. Anadolu'nun en büyük kapalı havzası olan Van Gölü kıyısında toprakları verimli, akarsuları bol, iklim koşulları oldukça elverişli bir yerleşim merkezidir. Dünya'nın hâlâ yaşanılan en eski kentlerinden biridir.

Van İl Nüfusu 1.136.757'dir (2019 sonu). İlin yüzölçümü 20.921 km²'dir. İlde km²'ye 54 kişi düşmektedir. (Yoğunluğun en fazla olduğu ilçe: 341 kişi ile İpekyolu)

4 Şubat 2020 TÜİK verilerine göre 13 İlçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 690 mahalle bulunmaktadır.
İçindekiler

Van adı


Van isminin nerden geldiğine dair belli bir kaynak yoktur ancak kabul edilen iki ayrı görüş bulunmaktadır. Bunlardan birincisi şehir kurulduktan sonra Van adında bir valinin gelip şehri bayındır hale getirmesinden dolayı isminin verildiğidir. İkinci görüş ise Urartular'ın şehir için kullandıkları "Viane" ve "Biane" kelimelerinden türemiş olduğudur.

Van Tarihi


Van'da insan yerleşiminin tarihi MÖ 7000 yıllarına kadar uzanır. Van Kalesinin 6 km güneyinde bulunan Tilkitepe ve Van Gölü'nün kuzeyindeki Ernis Mezarlıklarında yapılan kazılarda Kalkolitik, Tunç, Demir çağlarına ait yerleşimler bulunmuştur. Van'ın medeni tarihi Urartular le başlar. Van, bugünkü Doğu Anadolu Bölgesi ve Ermenistan ile civarındaki toprakları kapsayan Urartu Devleti'nin merkeziydi. İskit istilasının ardından zayıflayan Urartular, İran'dan gelen Medler tarafından yıkıldı. Daha sonra bölgeye Ahamenişlerler, Büyük İskender, Selevkoslar, Ermeniler[2], Partlar, Romalılar, Sasaniler ve Doğu Romalılar (Rumlar) hakim olmuştur. 644 yılında Müslüman Araplar bu bölgeyi fethetmiş, daha sonra bölge yine Rumlara geçmiştir. Yöre, uzun süre Abbasilere veya Rumlara bağlı yerel Ermeni beyleriyle yönetilmiştir. 11. yüzyıldan itibaren Türkmenlerin yerleşmeye başladığı Van Gölü havzası, önce Selçuklulara, sonra da İlhanlılara, Celayirîlere, Karakoyunlulara ve Akkoyunlulara yurt olmuştur. 16. yüzyılda Safevilerin Doğu Anadolu'dan uzaklaştırılmasından sonra Van'da Osmanlı egemenliği başlamıştır. Van'da 20. yüzyıla kadar Ermeni, Türk, Kürt, Arap nüfus yaşamıştır. Gelenekleri Osmanlı ve İran etkisinde gelişmiştir. Van farklı kültürlerin ve toplulukların bir arada yaşayabildiği güzide bir coğrafyadır.

Erken tarih


Hurriler, MÖ 2000'lerden itibaren Van Gölü'nden başlayarak Kızılırmak ve Yeşilırmak'ın Karadeniz'e döküldüğü yerlere kadar uzanan bir bölgeye hakim olmuştur. MÖ 13. yüzyılda Hurri-Mitanni siyasi teşekkülün merkezi otoritesi zayıflamış ve beyliklere bölünmüştür. Asur Kralları bu küçük beyliklerini hakimiyetleri altına almaya çalışmış ve bu sırada Van Gölü çevresinde Batı İran'a kadar olan bölgede Urartular ile Asurlular arasında mücadeleler başlamıştır. Urartu-Asur mücadelesi MÖ.VI. yüzyılın ortalarına kadar sürmüş, Urartular bu dağlık ve zor arazi şartlarına sahip bölgeyi egemenlik altında tutmuştur.

Şehri ilk kuran Asur Kraliçesi Semiramis'tir. Urartular zamanında şehir bir imparatorluk merkezi haline gelmiş ve Urartuların başkenti o zaman Van'a verdikleri isim ile Tuşpa olmuştur. Urartular'dan kalma Van Kalesi, 3000 yıldır hala ayaktadır. Van Kalesi'nde Urartular'dan kalan kaya ve oda mezarları, tapınaklar, yazıtlar ve bazı yapılar bulunur. Urartu kralı I. Sarduri'nin kurduğu ve başkent yaptığı Tuşpa, Urartu krallarının mezralarını, uzun yazıtları içinde barındırır. Horhor Yazıtı, kaledeki en uzun yazıttır ve kral Argişti'ye ait mezar odasının girişinde bulunur. Analı kız kutsal alanında büyük bloklara yazılmış yazılar vardır ve burası bir sunak alanıdır. İç Kale'de Urartulara ait bir tapınağın temelleri bulunur. Kalenin batısında Madır Burcu isimli görkemli yapının ne amaçla yapıldığı tam olarak bilinmemektedir, fakat bir liman olduğu tahmin edilmektedir.Kalenin kuzeyinde yer alan Van Kalesi Höyüğü'nde kazılar da yapılmıştır.

Urartulardan sonra şehre İskitler, Persler ve Medler etkili olmuştur. Bu dönemde ayrıca Ermeniler yavaş yavaş bölgeye yerleşmeye başlamıştır. M.Ö 66 yılında Romalılar'ın eline geçmiş, M.S II.yüzyıl itibariyle Sasani egemenliğine girmiştir. 625 yılında bölgeye Hazarlar gelmiştir. 675 yılnda Müslümanlar tarafından ele geçirilmiştir. Daha sonra Abbasiler tarafından bölge "Ermeniye" adlı bir valilik tarafından idare edilmiştir. X.yüzyıl sonrası tekrar Bizans egemenliğine girmiştir. 1170'li yıllardan itibaren Selçuklular'ın fethiyle Türk hakimiyeti başlamıştır.

Türk Hakimiyeti


Selçuklular'ın fethinden sonra bölge ilk olarak Nahçıvan Emiri'nin eline geçmiştir. 1100 yılında ise Sökmenliler hakimiyeti altına girmiştir. Bu vakitten sonra sırasıyla İlhanlılar, Celayirliler, Karakoyunlular, Akkoyunlular egemenliğinde bulunmuştur.

1500 yılından itibaren şehir büyük ölçüde Osmanlı-Safevi kapışmasına sahne olmuştur. İlk başta 1534-35 Irak Seferi ile Osmanlı boyundurluğuna girmiştir. Sonrasında Osmanlılar'ın Batıya yönelmesi sonucu tekrar Safevi hükümlüğü yaşamıştır. Ağustos 1548'de Van Kalesi bir daha el değişmemek üzere Osmanlı egemenliğine girmiştir.Osmanlı egemenliğinden sonra "eyalet" haline gelmiş ve Van Gölü havzasının merkezi olmuştur.

1500'lü yıllardan itibaren Türkler ve Ermeniler'in sükunet içinde yaşadığı bir yer olmuştur. Ancak 1850'den sonra şehir içinden tehlike çanları çalıyordu. Miliiyetçilik akımına kapılan Ermeniler bir kısmı Van'ı Türkler'den koparmak istiyorlardı. Bunun için bir isyan hazırlığına başladılar. Van'da barış ortamı bozulmaya başlıyordu ve şehir uzun süreli bir kabus içine giriyordu. İlk isyan 2 Haziran 1896'da başladı. Yaz boyu süren isyan yüzünden iki tarafta yüzlerce kayıp verdi. Yaz mevsiminin bitmesiyle isyan bastırıldı fakat bu kalıcı çözüm sağlayamadı. Ermeniler halen emellerine ulaşmak istiyorlardı fakat yolları Van'a vali olarak atanan Ali Paşa tarafından kesildi. Ali Paşa kısa sürede şehirden sükuneti sağladı ve isyana katılmayan kesimin beğenisini kazandı. Bu durum Aram Manukyan ve yandaşlarının hoşuna gitmiyordu. Daha sonrası Ali Paşa'nın görevden alınması çetenin önünü açtı ve yeni isyan hazırlıklarına başladılar. Ermeniler hazırlıklarını tamamladıktan sonra 20 Nisan 1915'de isyana başladılar. Bu ayaklanmalar sonucu Ermeniler ve Ruslar şehri ele geçirmişti. 21 Mayıs 1915'te Rus General Yudeniç Van'a girdi. Burada Ermeniler şehrin ve kalenin anahtarlarını generale sundu. 2 Nisan 1918'de Ali İhsan Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu, Rusların harabeye çevirdiği Van'ı geri alır. Bu dönemden sonra Van şehri Erek Dağının eteğinde yeniden kurulur. Eski Van ise 1-2 cami hariç kullanılamaz hale gelmiştir ve günümüze gelinceye kadar ayakta kalan yapılar dayanamayarak yıkılmıştır.

Cumhuriyet dönemi


Cumhuriyet ilanı ile birlikte Van, Türkiye'nin bir ili olmuştur. Yeni şehir Toprakkale eteklerinde yeniden kurulmuştur. Bu dönemden itibaren şehir düşük bir hızda gelişmeye devam etmiştir. 1943 yılında havalimanına kavuşmuştur. 1976 yılında ise Muradiye-Çaldıran'da yaşanan bir depremle sarsılmıştır. 1980 yılından sonra bölgede yaşanan güvenlik olaylarından dolayı bölge halkının ilk adreslerinden biri olmuştur. Bu dönemden itibaren şehir ani hızla gelişmeye başlamıştır. 2008 yılında nüfusu 1 milyonu geçmiştir. Van'ın merkezinde Ekim ve Kasım 2011'de iki yıkıcı deprem meydana gelmiştir. Bu depremler Van için bir dönüm noktası olmuştur ve şehir büyük ölçüde değişime uğramıştır. Deprem öncesi 353.000 olan merkez nüfus deprem sonrası 500.000'i geçmiştir. 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile Van'da sınırları il mülki sınırları olan büyükşehir belediyesi kurulmuş ve 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesi çalışmalarına başlamıştır.



Coğrafya


Van, yüzölçümü açısından Türkiye'nin en büyük beşinci ilidir. Büyük bölümü yüksek, engebeli ve dağlık alanlardan oluşan Van'da yerleşmeye elverişli alanlar sınırlıdır. Van ilini etkisi altında tutan sert iklim, başlıca ekonomik uğraş olan tarımsal üretimin çeşitlenip gelişmesine olanak tanımaz. İl sınırlarının %53'ünü dağlar, %33'ünü yaylalar ve platolar, geri kalan kısmı ise ovalar oluşturur. 1727 metrelik-kimi kaynaklarda 1661-rakımıyla Türkiye'nin en yüksek beşinci ilidir.

Dağlar


Dağlar,Van ilinin %53'lük kısmını oluşturur. Kuzey kesimde Aladağ (3.255 metre) ve Tendürek (3.542 metre) Dağları Ağrı ile sınır oluşturur. Şehrin doğusunu Tendürek Dağı'ndan başlayıp Yüksekova'ya kadar devam eden İran sınırına paralel dağlar oluşturur. Bu dağların yükseltisi 2600-2700 metre civarındadır. Şehrin doğusunda ise Erek Dağı (3.204 metre) bulunur. Hoşap yakınlarında ise İspiriz Dağı (3,688 metre) bulunur ki bu dağ Van'ın en yüksek noktasıdır. Dağların en çok yoğunlaştığı alan Gevaş ,Çatak, Bahçesaray ilçeleri arası olan kısımdır. Bu dağların yüksekliği yer yer 3.000 metreyi geçmektedir. İhtiyarşahap Dağları ve Artos Dağı (3.500 metre) bu bölgenin kuzeyinde bulunur.Tuşba ve Muradiye ilçeleri arası da yüksekliği fazla olmayan birçok dağa ev sahipliği yapar.

Yaylalar ve Platolar


Yaylalar ve platolar şehrin %33'lük kısmını oluşturur. Doğuda bulunan Norduz yaylaları hayvancılık için önemli bir bölgedir.Manda Dağı'nın etekleri verimli yaylalar barındıran bir diğer bölgedir. Ahda Dağı'ndan Erçek Gölü'ne kadar olan kısım yine birçok yaylaya ev sahipliği yapar.Yoğunlukla Özalp,Saray ve Başkale ilçeleri platolara ev sahipliği yapan konumlardır.Van-Hakkari ve Van-İran karayolu üzerinde bu platolara rastlamak mümkündür.

Ovalar ve Vadiler


Ovalar Van'da çok az yer tutar.Bilinen ovalar Çaldıran ilçesinin bulunduğu yer olan Van'ın en büyük düzlüğü Çaldıran Ovası, şehir merkezinin kurulduğu yer olan 1.700 metre rakıma sahip Van Ovası ve Erciş ilçesinin kurulu olduğu Erciş Ovasıdır.Van ovası üç ayrı akarsuya ev sahipliği yapmaktadır.Eskiden çok verimli ve yeşil bir ova konumundaydı. Erciş ovası kendi yanında Ağrı sınırına kadar uzanan düzlük alanlar barındırır. Bu iki ovanın dışında Tuşba ilçesinde Van Gölü kıyıları ve Van-Erciş karayolu arasındaki bölge bir ovalık alana ev sahipliği yapar. Aynı zamanda Hoşap yakınlarında Hoşap Vadisi'ne, Özalp yakınlarında ise Memedik Vadi'sine ev sahipliği yapar.

Hidrografya


Van,su kaynakları konusunda göl kısmında iyi iken akarsu bakımından fakirdir.Ülkenin en büyük gölüne olan Van Gölü'nde ev sahipliği yapmaktadır.Göl canlı çeşitliliği konusunda zayıftır.Bu göl içinde İnci kefali,fitoplankton ve zooplankton barındırır.Ayrica sert kışlara rağmen donmaz.4 tane ada barındırır.İlin bir diğer gölü Erçek Gölü'dür.Bu göl ise yılın belli zamanlarında flamingolara ev sahipliği yapar.Şehrin önemli akarsuları ise Bend-i Mahi, Ilıca,Deliçay,Engil,Karasu ve Kotur gibi akarsular bulunur.Birçoğu Van Gölü'ne dökülen bu akarsularda Mayıs ayında İnci kefali göçüne rastlamak mümkündür.Bu balıklar bu akarsularda üreme faaliyetleri için akıntıya ters olarak yüzerler.

Bitki Örtüsü


Şehrin ana bitki örtüsü bozkırdır.%70'lik kısım çayır meralardan,%23lük kısım ekili ve dikili alanlardan,%2'lik kısım ise ormanlardan ve fundalık alanlardan oluşur. Türkiye'nin en çok orman fakiri illerinden biridir. Sarıçam ve meşe en çok yetişen ağaçlardır Nadir olsa da farklı ağaç türlerine rastlanabilir.Şehrin kuzey ve doğusu antropojen bozkır barındırır.

İklim


Van iklimi karasal iklim olup bitki örtüsü bozkırdır. Van'da kış ayları sert geçer. Kar etkisini yoğun göstermektedir. İlkbahar ayları Van'a en çok yağışın düştüğü aylardır. Van'da yaz ayları genelde kurak ve sıcak olup, Van Gölü'nün etkisiyle biraz serin yaşanmaktadır. Bu aylarda fazla yağış olmaz ama rüzgarlar geniş yer tutar. Bitki örtüsünün bozkır olması küçükbaş hayvancılığı geliştirmiştir.Yıllık sıcaklık ortalaması 9 °C'dir.Yılın en soğuk ayı sıcaklık ortalaması -3.5 °C ,en sıcak ayı sıcaklık ortalaması 22 °C'dir. Yağışların %39'u ilkbaharda,%27'si sonbaharda,%26'sı kışta,%7'si ise yaz mevsiminde düşer.Donlu gün sayısı 120'yi bulmaktadır.Yılın yaklaşık 90 günü kar örtüsü yerde kalabilmektedir. Yılın yaklaşık 90 günü yağış düşmektedir.En yüksek kar 5 Aralık 1994 tarihinde 120 cm,24 saatlik en fazla yağış 27 Şubat 2014 tarihinde 122 mm,En hızlı rüzgar 12 Mart 2010 tarihinde 165 km/sa olarak ölçülmüştür. Ülkenin en çok güneş gören yerlerinden biridir.Yıllık yaklaşık 400 mm yağış ile Doğu Anadolu'nun en az yağış alan yerlerinden biridir.

Fauna


Van kedisi, iyi bir yüzücü olan, gözleri mavi veya kehribar rengi ya da biri mavi diğeri kehribar olabilen, nadide ve asil bir kedi ırkıdır. Van kedisinin göz rengi üç gruba ayrılır. Her iki gözü mavi (daima turkuaz mavisi), her iki gözü kehribar (Sarı renk ve tonları, çok nadiren kahverengi) ve tek-göz (Heterokromik; yani bir gözü mavi diğer gözü kehribar renkte olanlar) diye gruplandırılır.

Van ilçeleri


Van ilinin 13 ilçesi vardır:
  • Bahçesaray
  • Başkale
  • Çaldıran
  • Çatak
  • Edremit
  • Erciş
  • Gevaş
  • Gürpınar
  • İpekyolu
  • Muradiye
  • Özalp
  • Saray
  • Tuşba

Ekonomi


Tarım


Van'da tarım alanları yüz ölçümünün %20'sini kapsar. Yetiştirilen başlıca ürünler; Arpa, Buğday, Çavdar, Fasulye, Armut, Patates, Şeker Pancarı ve Elma yetiştirilmektedir. Ceviz yetiştiriciliği de bulunmaktadır. Ayrıca Van Gölü kıyılarına yakın yerleşimlerde kavun da yetiştirilebilmektedir. Ürünler Özellikle Eylül Ayında hasat edilir. Tarım en önemli geçim kaynaklarından olsa da çok kullanılmaz.

Hayvancılık


En önemli geçim kaynağı olan hayvancılık her mevsim kullanılabilir. Bitki örtüsünün step olması ve kırsal nüfusun fazla olması hayvancılığı bölgedeki en önemli etkenlerden biri yapmaktadır. Özellikle Küçükbaş Hayvancılığın Yetiştiği Van'da yazda her kırsalda hayvan görmek mevcuttur. Yazın yaylara çıkarılan hayvanlar kışın ağıl ya da ahırlara alınır. Türkiye'de en fazla küçükbaş hayvan Van'da bulunur. Van Gölü'nde ise Nisan ve Temmuz ayları arasındaki periyod hariç balıkçılık az da olsa yapılabilmektedir. Ayrıca Çatak ilçesi ve yakın yerleşimlerde küçük de olsa alabalık sektörü bulunur. Bahçesaray ilçesinde de arıcılık yaygındır.

Sanayi


Van sanayi bakımından bölgenin en gelişmiş üç ilinden biridir. Başlıca fabrikalar: Şeker, çimento, et ve et ürünleri, süt kombinaları ve yemdir. Edremit'teki çimento fabrikası 1969'da üretime geçmiştir. 1977 yılında Van yün ipliği sanayi, 1980 yılında Van et kombinası, 1981 yılında Van kundura fabrikası hizmete geçen diğer fabrikalardır. Aynı zamanda Erciş ilçesinde şeker fabrikası bulunur. 1998 yılında ise şehirde bir organize sanayi kurulmuştur. Ancak fabrikaların birçoğu depremde ağır hasar görüp yıkılmıştır.

Kültür


Van kültürü; Van kedisi, Van otlu peyniri ve Van kahvaltısına dayanır. Van otlu peyniri yörede önemli bir şekilde yayılmıştır. Dağlardan toplanan otlardan yapılır. Şehrin sahip olduğu kültürel yapılar, turizme katkı sağlamaktadır. Şehre özellikle İran'dan turist gelmektedir. Eski Van şehri birçok yapıya ev sahipliği yapmaktadır.Bu şehrin kalıntıları günümüze ulaşmıştır. Surlara ait bazı kalıntılar vardır ve sağlam olan tek kapı güneye bakan Orta Kapı'dır. Mimar Sinan'ın eseri olan Hüsrevpaşa Külliyesi han, hamam, türbe, imaret, çeşme ve medreseden oluşmaktadır. Bölgede sağlam kalan tek hamam bu külliyenin bir elemanı olan Çifte Hamam'dır. Eski Van'da günümüzde kullanılan tek eser Kaya Çelebi Cami'dir. Eskiden çok görkemli bir mekân olan Van Ulu Camisi ne yazık ki günümüzde yıkılmıştır ve sadece minaresi sağlam kalabilmiştir. Kızıl Cami'ninde aynı şekilde minaresi günümüze ulaşmış ve diğer bölümleri yıkılmıştır. Kentte ayrıca günümüze ulaşan S. Dsirvanor, S. Stephan, S. Vardan, s. Neshan, şehrin en eski kilisesi olan ve Çifte Kilise olarak da anılan S. Paulos ve S. Petros Kiliseleri bulunur. Ayrıca eskiden İsa'nın çarmıhına ait bir parçanın saklandığı Meryem ana (S. haç, Tiramary) kilisesi ve Madır burcunun üstüne yapılmış Vaftizci Yahya (S. Hovhannes) kiliseleri yıkılmıştır. Hüsrev Paşa hanının temelleri Kaya Çelebi ve Hüsrev Paşa Camileri arasında görülebilmektedir. Şehrin batısında bulunana Horhor bahçeleri şehrin surlar içerisindeki bahçeleri durumundaydı ve İskele Kapı'nın hemen önündeydi. Ayrıca bahçelerin yakınında halen kalıntıları olan Horhor Cami ve Medresesi bulunuyor

Camiler


  • Van Ulu Cami
  • Van Hüsrevpaşa Cami
  • Van Hz. Ömer Cami

Müzeler


  • Van Müzesi
  • Van Urartu Müzesi (yapımı 2019 yılında tamamlanmıştır)

Evler


  • Van Evi
  • Van Kedi Evi

Kaleler


  • Van Kalesi
  • Hoşap Kalesi
  • Çavuştepe Kalesi

Eğitim


Van ilinde 2018 sonu itibariyle ilk ve ortaokullarda derslik başına düşen öğrenci sayısı 26'dır. 878 adet ilkokul barındırır. Bu ilkokullarda toplam 103.854 öğrenci öğretim görmektedir.İlkokullarda öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 17'dir.6.708 adet öğretmen ilkokullarda eğitim vermektedir.Şehir 402 adet ortaokul barındırmaktadır. Bu ortaokullarda 113.080 öğrenci, 6.761 öğretmen bulunmaktadır. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 16 dır. 149 adet ortaöğretim kurumu barındırmaktadır. Bu okullarda 90.436 öğrenci eğitim görmekte,4.905 öğretmen eğitim vermektedir. Şehirde okuma yazma bilenlerin oranı %93.91'dir. Okullaşma oranı ilköğretimde 97,79, ortaöğretimde ise 64,8'dir. Yüzüncü Yıl Üniversitesi de Van'dadır. 1982 yılında kurulan bu üniversite bünyesinde 15 fakülte, 5 enstitü, 4 yüksekokul, 9 meslek yüksekokulu ve 14 araştırma merkezi bulundurur.

Ulaşım


Karayolu


Van şehri, geçmişinden gelen ve günümüzde de devam eden stratejik öneminden dolayı daima işlek olan yollara sahip olmuştur. Güneydoğu ve Kuzey Anadolu'dan gelen iki önemli karayolu Van'da bileşerek İran'a uzanır.

Bu yollardan önemlisi İstanbul ve Ankara'dan gelerek Erzurum üzerinden Ağrı ve Erciş'i geçerek Van'a bağlanır. Diğer yol ise Adana'dan gelerek Diyarbakır üzerinden Bitlis ve Tatvan'ı geçerek Van'a ulaşır. Bu ikinci yol Tatvan'dan sonra kısmen Van Gölü kıyısından devam etmektedir. Van'da birleşen bu iki önemli karayolu Van'ın doğusunda Özalp üzerinden geçerek Kapıköy Sınır Kapısı'ndan İran'a ulaşmaktadır.

Van il sınırı içerisinde ulaşım ağı büyüktür. Van ile Ağrı, Doğubayazıt, Patnos ve Erciş arası kolayca ulaşım yapılmaktadır. Hakkâri ve Yüksekova arası ise belirli bir noktaya kadar kolaydır, fakat sonra yol çok engebelidir. Son zamanlarda ise bu yolda genişletme çalışmaları yapılmaktadır.

Van'da ulaşımın en zor olduğu yer Çatak ve Bahçesaray ilçeleri arasıdır. Bu bölgenin dağlık olması, ulaşım zorlaştırmaktadır. Kış aylarında bu yollar sürekli kardan kapanır.

Van'da şehir içi ulaşım özel halk otobüsleri ve minibüslerle kullanılmaktadır. Ödeme nakit ve Belvan Kart ile yapılır. 2015 yılından itibaren Van Belediyesi tarafından getirilen yeni otobüslerle ulaşım yapılmaktadır.

Demiryolu


Van'ın karayolu ulaşımı gibi demiryolu ulaşımı da önem arzeder. TCDD'nin 5. bölgesini oluşturan hat Malatya üzerinden Baskil'e ulaşır. Burada ikiye ayrılan hatlardan biri Elazığ ve Muş üzerinden Tatvan'a ulaşır. Tatvan'da bulunan iskeleden feribotla Van'a ulaşan hat, Özalp üzerinden İran sınırındaki Kapıköy Tren İstasyonu'nda son bulur. Kapıköy ile karşısındaki İran'ın Razi istasyonunda gümrük kontrolü noktaları vardır. Razi'den ayrılan hat Tebriz üzerinden Tahran'a ulaşır.

Vangölü Ekspresi, İstanbul'dan Tatvan'a haftanın iki günü karşılıklı sefer yapmaktadır. Türkiye ile İran arasındaki demiryolu bağlantısı, İstanbul-Tahran-İstanbul arasında haftada bir gün çalışan Trans Asya Ekspresi ve Van-Tebriz-Van arasında haftada bir gün çalışan trenler ile sağlanmaktadır. Yine İran ile Suriye arasındaki demiryolu bağlantısı, Türkiye'yi transit geçerek Tahran-Şam arasında haftada bir gün çalışan yolcu treni ile sağlanmaktadır. Söz konusu tren Şam-Tatvan arasında pulman ve yataklı vagonlarla, Van-Tahran arasında kuşetli vagonlarla teşkil edilmektedir.

Havayolu


Van'da bulunan Ferit Melen Havaalanı ise bölgesel önemi olan bir havaalanıdır. Van'dan, İstanbul, Ankara ve İzmir'e her gün düzenli uçak seferleri yapılmaktadır.
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Üst