Ayastefanos Antlaşması Nedir? (Nedenleri, Sonuçları)

Kaptan43

5 Yıldızlı Kaptan
Ayastefanos Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında imzalanan ateşkes ve barış antlaşmasıdır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrası, eski adı “Ayastefanos (San Stefano)” olan İstanbul Yeşilköy’de imzalanmıştır. Osmanlı’nın yenilgisi ile sonuçlanan savaş sonrası taraflar barış masasına oturmuş, 3 Mart 1878 tarihinde antlaşmaya imza atmışlardır. Antlaşma, Osmanlı için ağır koşullar içermektedir; ancak Osmanlı’nın izlediği strateji sonucu kâğıt üzerinde kalmıştır.

ayastefanosa81e7e2a095a4d58.jpg

İçindekiler

Ayastefanos Antlaşması Nedir?​

93 Harbi’nde Rusya, batıdan İstanbul Yeşilköy'e, doğudan da Erzurum'a kadar ulaşmıştı. Bunun üzerine Osmanlı barış istemek zorunda kaldı. Rusya, barış esaslarının mütarekeyle görüşülmesini istedi. Önce Edirne’de sonra Ayastefanos’ta masaya oturan taraflar, barış antlaşmasına imza attı. 3 Mart 1878 tarihinde imzalanan Ayastefanos Antlaşması’nda Osmanlı İmparatorluğu’nu Hariciye Nazırı Safvet Paşa ile Berlin Sefiri Sâdullah Bey; Rusya’yı da General Kont Nikolay İgnatiyef ve Aleksandır Nelidof temsil etti.

18 Nisan 1877’de başlayan Osmanlı-Rus Savaşı, 31 Ocak 1878'de imzalanan Edirne Mütarekesi (ateşkes) ile son bulmuş; yapılan barış müzakereleri sonucu 3 Mart 1878 tarihinde ateşkes ve barış atlaşması olan Ayastefanos Antlaşması imzalanmıştır. Yeşilköy'deki Simenoğlu Köşkü'nde imzalanan antlaşma, 29 madde içermektedir. Bu maddeler, 13 Temmuz 1878 tarihinde Almanya'da imzalanan Berlin Antlaşması ile yeniden ele alınmış ve değiştirilmiştir.

Ayastefanos Antlaşması Nedenleri​

1871 yılında imzalanan Londra Protokolü sonrası Rusya, Osmanlı’ya karşı serbest bir politika izlemeye başladı. Bu süreçte Balkanlar’daki Slavları tahrik etmeye başlayan Rusya, 24 Temmuz 1875 tarihindeki Bosna Hersek ve 2 Mayıs 1876 tarihindeki Bulgar isyanlarına zemin hazırladı. İsyanların makul bir gerekçesi yoktu; ancak Rusya bu isyanları devletler arası bir sorun haline getirdi. Amacı; bu isyanları Osmanlı’ya müdahale etmek için bir sebep olarak kullanılmaktı. Bu amaçla hazırlanan Berlin Muhtırası (Berlin Memorandumu), Birleşik Krallık’ın muhalefeti sonrası hükümsüz kaldı. Bulgar isyanının bastırılması ile Rusya’nın panslavizm stratejisi tehlikeye girdi. Bunun üzerine Rusya, 1 Temmuz 1876 tarihinde Sırbistan’ı, 2 Temmuz tarihinde ise Karadağ’ı Osmanlı’ya karşı savaşa soktu. Osmanlı, bu savaşlarda mutlak galibiyet aldı.

Bunlar yaşanırken Paris Antlaşması’na imza atan devletler, Balkanlar’daki sorunları görüşmek üzere 23 Aralık 1876 tarihinde düzenlenen İstanbul Konferansı’na katıldı. Bâbıâli, Rusya temsilcisinin fikirlerinin olması ve Osmanlı’nın hükümranlık haklarını ihlal etmesi sebebiyle konferans kararlarını reddetti. Bunun üzerine Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa devletleri karşısında yalnız kaldı. Zaten Rusya’nın da istediği Osmanlı’nın tek başına kalmasıydı.

İstanbul Konferansı’na katılan devletler, Osmanlı temsilcileri ile Londra’da bir araya geldi ve 31 Mart 1877 tarihinde imzaladıkları protokolü Bâbıâli’ye tebliğ ettiler. Osmanlı, savaşa girmek pahasına protokolün ağır şartlarını reddetti. Bunu fırsat bilen Rusya, Hristiyan tebaasının menfaatlerini korumak iddiası ve panslavizm politikasını Osmanlı topraklarında uygulamak amacıyla 24 Nisan 1877 tarihinde Osmanlı’ya karşı savaş ilan etti ve “93 Harbi” adı verilen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı başladı. Bu savaşta Romanya, Sırbistan ve Karadağ Rusya’nın yanında yer aldı; İngiltere, Fransa, Avusturya, Almanya ve İtalya tarafsızlık ilan etti. Ancak İngiltere, menfaatlerini korumak üzere donanmasını Çanakkale’ye gönderdi.

93 Harbi’nde iki cepheli bir muharebe yaşandı. Doğu Anadolu’da Gazi Ahmed Muhtar Paşa, Balkanlar’da Gazi Osman Paşa komutasındaki Osmanlı orduları, savaşın ilk başlarında büyük kahramanlıklar ve başarılar sergiledi. Ancak, Karadeniz’de üstün olan Osmanlı’ya karşı kara muharebelerine ağırlık veren Ruslar, doğuda Erzurum’a, batıda İstanbul önlerine kadar ulaştı. Bâbıâli, yaşanan vahamet üzerine Rusya’ya savaşı durdurmayı teklif etti.

93 Harbi’nde Avrupa devletlerinden bazıları Rusya’ya gizliden destek verdi. Yalnız kalan Osmanlı, yenilgiyi kabul etmek zorunda kaldı ve ateşkes çabasına girdi. Hariciye Nazırı Server Paşa ile Müşir Namık Paşa, Rus ordularının başkomutanı Grandük Nikolay’a mütareke (ateşkes) teklifi götürmüştür. Grandük, Edirne'ye gelmeden cevap vermedi. Amacı, Yeşilköy'e kadar ulaşan Rus ordularının bu taarruzu durdurmak istemediği intibaını vermekti.

Osmanlı padişahı Sultan II. Abdülhamid de İngiltere ile telgrafla irtibat kurarak, destek istedi. Kıbrıs’ın kendilerine verilmesi kaydıyla Rusları durdurmaya çalışacağını ileten İngiltere'nin talebi kabul edildi. Bunun üzerine Ruslar, taarruzlarını Yeşilköy'de durdurdu. Bu sırada Osmanlı ve Rusya’nın temsilcileri Edirne'de ateşkes görüşmeleri yapıyordu ve 31 Ocak 1878 tarihinde Edirne Mütarekesi imzalandı. Mütarekeye göre, Osmanlı kuvvetleri Küçükçekmece-Terkos hattına çekilecekti. Bu hattın 5 kilometre önüne Rus askerleri yerleşecek ve iki kuvvet arasında tarafsız bir bölge oluşturulacaktı. Devam eden müzakereler sonucu taraflar, 3 Mart 1878 tarihinde ise Ayastefanos Antlaşması’na imza attı.

Ayastefanos Antlaşması Maddeleri​

Ayastefanos Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu için zorlu maddeleri bulunan bir antlaşmadır. Antlaşma, 29 madde içermektedir.

Antlaşmanın önemli maddeleri şunlardır;
  • Osmanlı İmparatorluğu Romanya, Karadağ ve Sırbistan’ın bağımsızlıklarını kabul edecek ve bu ülkelerin sınırları genişleyecektir. Karadağ sınırı Adriyatik Denizine kadar uzanacak, Sırbistan ise Niş’i alacaktır. Besarabya’yı Rusya’ya verecek olan Romanya’ya Dobruca kalacaktır.
  • Bulgaristan, Osmanlı’ya bağlı özerk bir prenslik haline getirilecektir. Prensi halk seçecektir; ancak prens Avrupa devletlerinden olmayacaktır. Prensliğin sınırları Tuna’dan Ege Denizine, Arnavutluk’tan Karadeniz’e kadar uzanacaktır.
  • Rumeli’deki Hristiyanların ve Doğu Anadolu’da Ermenilerin yaşadığı yerlerde ve Bosna ve Hersek’te, Rusya ve Avusturya’nın kontrolünde ıslahatlar yapılacaktır.
  • Osmanlı, Rusya’ya 1 milyar 410 milyon ruble savaş tazminatı ödeyecektir; bu tazminatın sadece 300 bin rublesi para olarak ödenecektir. Kalan kısmına karşılık Rumeli’deki bazı yerler, Kars, Ardahan, Batum ve Doğubayazıt Rusya’ya bırakılacaktır.
  • 1868 Nizamnâmesi uygulanacak olan Girit’te ıslahatlar yapılacaktır.
  • Rus askerleri, antlaşma tarihinden itibaren 3 ay sonra Rumeli’yi, 6 ay sonra Doğu Anadolu’yu boşaltacaktır.
  • Rus tebaası, Osmanlı topraklarında Rus konsoloshaneleri himayesinde ticarete devam edebilecektir.

Ayastefanos Antlaşması Sonuçları​

Ayastefanos Antlaşması, sonuçları itibariyle panslavizm siyasetinin bir zaferi olarak görülmektedir. Antlaşma, bölgede Rusya’yı güçlendirdi. Rusya, özellikle Balkanlar'da tamamen hakim bir konuma geldi. Bu durum, Batılı devletlerde endişeye yol açtı. Çünkü Rusya, Bulgaristan aracılığı ile sıcak denizlere inebilecekti. Birleşik Krallık'ın Hindistan’daki sömürge bölgelerine ulaşması Ruslar tarafından engellenebilecekti. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu da Bosna-Hersek'i ilhak edemeyecekti.

Rusya’nın Osmanlı üzerindeki nüfuzu ve tek taraflı olarak bölgedeki siyasi dengeyi bozması, İngiltere başta olmak üzere diğer batılı devletlerin muhalefetine sebep oldu. Batılı devletlerin bu tedirginliğini ve tepkisini fırsata dönüştüren Osmanlı İmparatorluğu, Kıbrıs'ın idaresini Birleşik Krallık'a bırakma şartıyla Berlin Antlaşması’na (Berlin Kongresi) zemin hazırladı. 13 Haziran 1878 tarihinde toplanan Berlin Kongresi’nde Ayastefanos Antlaşması’nın maddeleri tekrar ele alındı ve değiştirildi. Böylece anlaşmanın ağır şartları Osmanlı açısından hafiflemiş oldu. Berlin Antlaşması sonrası Rusya’ya karşı elini güçlendiren Osmanlı, Balkanlar'daki varlığını bir süre daha korumayı başardı. Böylece, Ayastefanos Antlaşması kağıt üzerinde kalmış oldu.

Ayastefanos Antlaşması Hakkında Anekdotlar​

  • Osmanlı-Rus Savaşı’na “93 Harbi” denmesinin sebebi Rumî takvimdir. Rumî takvime göre savaş, 1293 yılında başlamıştır. Bu yıl, miladî takvime göre 1877 yılına tekabül etmektedir.
  • Osmanlı İmparatorluğu, 93 Harbi’nde tarihinin en ağır yenilgisini yaşamıştır. Ayastefanos Antlaşması ile sonuçlanan 93 Harbi, Osmanlı’ya verdiği zarar sebebiyle “küçük kıyamet” olarak tanımlanmıştır.
  • Osmanlı, Rusya ile girdiği savaşta çok sayıda insan ve toprak kaybetmiş, nüfus göçü yaşamış, tazminat ödemek zorunda kalmıştır.
  • Osmanlı padişahı Sultan II. Abdülhamid, Almanya'yı da görüşmeye dahil ederek, Ayastefanos Anlaşması’nın hükümlerinin hiç uygulanmadan devre dışı kalmasını sağlamıştır.
  • Anlaşma, Bulgaristan’da 545 yıllık Osmanlı hakimiyetini sona erdirmiştir. Antlaşmanın imzalandığı gün Bulgaristan'da “Kurtuluş Günü” olarak kutlanmaktadır.
  • Ayastefanos ve Berlin antlaşmalarından sonra Osmanlı ve Rusya barış içinde yaşamayı tercih etmiştir.
 
Üst