Ülkeler Şili Cumhuriyeti

GEZGİN

Üye
Şili Cumhuriyeti
Başkent Santiago
Resmî diller İspanyolca
Yönetim Şekli Başkanlık Sistemi
Yüzölçümü 756.096 km²
Nüfus 18.006.407
Nüfus Yoğunluğu 23,8/km²
Para birimi Şili pesosu (CLP)
Zaman dilimi UTC-4
Telefon kodu +56
İnternet TLD .cl
Şili ya da resmi adıyla Şili Cumhuriyeti, Arjantin'in batısında, And Dağları ile Büyük Okyanus arasında kalan, kuzeyden güneye 4.300 km boyunca uzanan bir Güney Amerika ülkesidir. Kuzeyinde Peru, kuzeydoğusunda Bolivya ve doğusunda Arjantin bulunur. Başkenti Santiago olup 2017 yılı tahminlerine göre ülkede yaklaşık 18 milyon insan yaşamaktadır.

Ülkenin İspanyolca ismi olan Chile kelimesinin kökeni tek ve kesin bir şekilde kanıtlanmamıştır. En yaygın açıklama, kelimenin Aymara dilinden türediğidir. Bu dilde Chilli kelimesi Dünyanın son bulduğu diyar“ anlamına gelir. Bu durum, Aymara yerleşim bölgelerinden yola çıkıp Şili'ye gelen ilk İspanyol olgusuyla desteklenir. İspanyollar Güney Amerika'nın sömürgeleştirilmesinin başlangıcından itibaren Atacama Çölü'nün güneyindeki toprakları Chile adıyla nitelendirirler.

Başka ve daha az yaygın bir teori ise, İnka dili Quechua'yı ismin kökeni olarak gösterir. İnka Krallığı'nın azami genişliği bugünkü Santiago'ya ulaşır. İnkalar Río Aconcagua'nın güneyindeki toprakları, görece soğuk iklime ve karlarla kaplı Andlar'a dayanarak kar anlamına gelen Tchili diye adlandırırlar.

Şili’nin başkenti Santiago’dur. Şehir, bu coğrafyanın kolonyal dönemden bu yana başkenti, ana kültür ve ekonomi merkezidir. Santiago 1541 yılında kurulmuştur. Büyük Santiago Metropolü ülke nüfusunun önemli bir kısmını, 7,7 milyon kişiyi bünyesinde taşır. Ülkenin yüzde 85’i şehirlerde yaşar. Valparaiso, Concepcion ve La Serena gibi küçük ve nüfusu 800 bin ile 300 bin arasında değişen şehirler genellikle Şili’nin orta kısımlarında yer alır. Diğer şehirlerden birkaçı Antofagasta, Temuco, Rancagua, Talca ve Arica’dır.

Bayrak


Şili bayrağı, 18 Ekim 1817'de yürürlüğe sokulmuştur. Mavi, gökyüzü, beyaz Andlar'ın karı ve kırmızı kahramanların cesaret ve kanları için vardır. Beyaz yıldız onur ve ilerlemeyi sembolize ederken, diğer bir yoruma göre ise Şili'nin federal organize bir devlet olmayıp merkezi bir devlet olduğunun sembolü olduğudur.

Şili üzerindeki İspanyol kontrolünün sona ermesinden kısa süre sonra, Şili'nin ilk milli bayrağı 27 Ekim 1812'de göndere çekilir. İlk cumhuriyetin bu bayrağı (Patria Vieja), mavi-beyaz-sarı üç yatay şeritten oluşuyordu. Bu bayrak, İspanyolların Şili'de tekrar güç elde etmeyi başardığı 1814 yılına kadar kullanıldı. Şilililerin, Şubat 1817'de yeniden ülkeyi kazanmasındam sonra, ikinci cumhuriyetin (Patria Nueva) kurulmasıyla, sarı şeridin kırmızıyla değiştirildiği yeni bir milli bayrak kullanılır. 12 Şubat 1818'daki nihai bağımsızlık deklarasyonundan sonra Ekim 1817 tespit edilen milli bayrağa, - oval bir alan üzerinde iki çapraz milli bayraklı bir sütundan oluşan- özel bir sembol daha katılır.

Arma


Arma, 24 Haziran 1834'ten beri Şili'nin resmi devlet armasıdır. Ortada, içinde ülke sancağının görüldüğü, kenarları altın olan bir kalkan bulunur. Üstünde yine aynı renklerde, mavi-kırmızı ve beyazdan oluşan tüyden bir tuğ vardır. Solda Huemul olarak da bilinen And geyiği ve sağ tarafta ise And kondoru, kalkanı tutarak hizmet ederler. Her ikisi de taç giymiştir. Bunların hepsi, altın bir nakış üzerinde durur. Bunun üzerinde de ülke sloganı, Por la Razón o la Fuerza (İsp: "Mantıkla ya da güçle") yazılı bir kurdele vardır.

Ekonomi


Salvador Allende'nin sosyalist halk ekonomisinin aksine Pinochet, neoliberal pazar ekonomisine yönelmiştir. Kamu kuruluşlarının büyük bölümü hem Pinochet zamanında hem de daha sonraki yönetimlerde özelleştirilmiştir. Ancak Allende zamanında devletleştirilen, Pinochet'nin militer kontrolü altında tutulan bakır üretimi bugün hala devlet elindedir. Pinochet'den sonra orta sol iktidarlar ,sosyal hakları tesis etmek için gayret etmiş olsa da, Şili hala daha bugün sosyal eşitsizliğin çok fazla olduğu ülkelerden biridir.

Ülkenin en büyük sektörlerinin başında % 57 ile hizmet sektörü gelir. Bunu % 34 ile sanayi, % 9 ile de tarım izler. Şili Latin Amerika’nın en büyük hammadde üreticilerindendir. Dünyanın en büyük bakır rezervlerine sahiptir ki bu, Dünya üretiminin % 40’ına tekabül eder... Çeşitli değerli metaller ve Şili güherçilesi 19. yüzyıl boyunca ülkeyi zengin kılmıştır. Bugün Pascua-Lama projesi ile planlanan Dünya’nın en büyük altın madeninin, beraberinde çok büyük çevre sorunlarını da getirmesinden endişe ediliyor.

Bunların yanında balıkçılık ve tarım da ülke ekonomisinde önemli rol oynar. Ülke alanının % 7’si tarım alanı olarak kullanılır. Bu alanlar daha çok ülkenin merkezi kısımlarında yoğunlaşmıştır. Kuzeydeki çölde tarım sadece vahalarda yapılır. Hayvancılık ise ağırlıkla orta Şili ve güney Şili’nin kuzey kısımlarında yapılır.

Şarapçılık da ülke ekonomisine önemli katkılar yapar.



Coğrafya


Yüzölçümü 756.096 km² olan Şili; her ne kadar Güney Amerika kıtasının kuzey-güney doğrultusunda Antarktika'ya kadar uzanan bir ülke olsa da, ortalama genişliği sadece 180 km'dir. Ülkenin en dar yeri (Antarktika'daki Şili toprakları sayılmazsa) 90 km iken en geniş yerinin uzunluğu 240 km kadardır. Avrupa ile kıyaslanacak olursa Danimarka'dan Sahra Çölü'ne uzanacak kadar bir mesafe kat edilir. Doğu-Batı mesafesi çok az olsa da bu iki uç arasında çok fazla rakım farkı oluşur. Ülke ayrıca kuzeyden güneye çok farklı iklim, bitki örtüsü ve coğrafi şekiller gösterir. Bu yüzden Şili, birçok kaynakta tezatlar ülkesi olarak anılır. Hakikaten de kuzeydeki çölü, Afrika'nın Sahara'sını, güneydeki kanalları Norveç kanallarını, Los Lagos'daki Osorno ve çevresi İsviçre Alplerini, Orta bölgeleri Akdeniz'i hatırlatmasıyla, ayrıca Patagonya'daki buzullarıyla, bu ismi hak eder.

Demografi


Nüfusun en sık olarak bulunduğu yer başkent Santiago ve çevresidir. Toplam nüfusun neredeyse yarısı bu bölgede yaşar. Sadece şehirde 6.5 milyon insan yaşar ki bu ülkenin 1/3'üne tekabül eder. Kuzeyde ve güneyde tarımın yapılabildiği Andlar'ın arasında kalan ovalar yine yoğun yaşanan yerlerdir. Santiago'nun 100 km batısında liman şehri Valparaíso'da 1.5 milyon insan yaşar.

Ülkenin kuzey ve güney uç noktalarına gidildikçe, yerleşim yoğunluğu, elverişsiz yaşam koşulları sebebiyle seyrekleşir. Zira kuzey çölü ve güneyin soğuk, rüzgarlı iklimi buralarda yaşamayı zorlaştırır.

Nüfus


Şili nüfusunun %95'ini Avrupalılar ve torunları oluşturur. Genellikle Basques. Ülkeye özellikle 19. yüzyılda Avrupa'dan İngiliz, İrlandalı, Alman göçmen gelmiş; sonraları ise Hırvatistan, Filistin, İtalya'dan göçmen almıştır. Yerliler, nüfusun sadece % 3,2'sini temsil eder.

Şili istatistiklerine göre Şili'de 50.000 (0,30%) dolayında Müslüman bulunmaktadır. Birçok İslami kuruluşun bulunduğu Şili'de; Şili Müslüman Toplumu ve Es-Selâm Mescidi Santiago şehrinde, Bilal Camii Iquique şehrinde, Muhammed Kültür Merkezi VI Coquimbo şehrinde bulunmaktadır.

1856 yılında Osmanlı İmparatorluğu topraklarından (Suriye, Filistin ve Lübnan) Şili'ye bir Arap göçü oldu. Bunlar arasında bulunan Müslümanlar (bu Arapların çoğu Ortodoks Hıristiyan idi) Müslüman Toplumu Birliği'ni kurdular. 1907'de ülkedeki Müslüman sayısı 1498'e çıkmış, bu rakam %0,04 oranı ile ülke tarihinde en yüksek orana yükselmiştir. 1988 yılında Şeyh Tevfik Rumi öncülüğünde ilk camiyi Santiago'da inşa ettiler. Cami 1989 yılında tamamlandı. 1980 yılı sonlarına kadar birkaç yerli Şilili İslam'ı seçmişti. Bu cami tamamlandıktan sonra İslam'a geçenlerin sayısında artış oldu.

Bitkiler


Şili, kuzeyden güneye uzanan uzun bir ülke olması nedeniyle çok geniş ve değişik bir bitki örtüsüne sahiptir. Atacama Çölü'nde pratikte hiçbir şey yetişmez. Burada daha çok kaktüs çeşitlerinin yanı sıra, Andlar'a doğru ve sahil kesimlerinde bitkilere rastlanabilir. Bununla birlikte bazı yıllarda yağan yağışların ardından, çöl birkaç günlüğüne de olsa milyonlarca çiçek ile bezenir.

Çölün güneyi step ve bozkırdır ve Andlar'da And yastığı da denilen taş sertliğinde yareta (Azorella yareta) yetişir. Kuru bölgelerde Boldo (Peumus boldus) denen bir çalı türü hakimdir. Kıyı bölgelerdeki sıradağlarda ve Andlar'da sisli ormanlar mevcuttur.

Şarap bağları, Rio Elqui nehir bölgesindedir. Nehir vadisinin dışında sadece dikenli çalı ve kaktüsler vardır.

Ülkenin orta bölgesinde Jubaea cinsi bir palmiye ağacı ve şili arokaryasına çokça rastlanır. Arokarya Mapuçeler için kutsal bir ağaçtır, zira belenmelerinde onun iri tohumlarından yararlanırlar. Ayrıca yine merkezi Şili'de okaliptus ağaçları ile kaplı alanlar görülebilir.

Güney Şili'de yağmur ormanları kategorisine giren büyük ormanlar mevcuttur. Bu ormanlarda ağırlıklı olarak servi, çam, ve melez gibi ağaçlar bir arada bulunur. Ayrıca Antarktika yalancı kayını (Nothofagus antarctica) ve kavak gibi ağaçlar da çok geniş alanlara yayılmışlardır.

Patagonya bölgesinde büyük otluk stepler ve tundralar hakimdir. Magellan ve Asyen bölgelerinde çok büyük alanlar buzullarla kaplı olduğundan buralarda çok fazla bitki örtüsüne rastlanmaz.

Hayvanlar


Steplerle kaplı alanlarda devegiller familyasından lamalar, guanakolar, alpakalar ve vikunyalar çok yaygın bir şekilde yaşarlar. And Dağları'nda yaşayan buraya özgü geyikler ve kondorlar aşağı yukarı ülkenin bütün armalarında resmedilmişlerdir.

Dağlık steplerde pumalar, kemirgenler yaşarken ormanlar da tilki, kodkod, geyik ve kolibri gibi canlılara yaşam alanı sunar.

Humboldt pengueni, macellan pengueni, deniz aslanı, pelikan türü canlılar ise kuzey Şili'nin soğuk sularında ve güney Şili'nin buzluk alanlarında rastlanan hayvanlardır.

Yaklaşık Şili'nin tüm And dağları kısımlarında And kondoru ve büyük tuz göllerinde flamingolar yaygın olarak yaşarlar.

Güneyde, nandu, magellan tilkisi ve Ateş Toprakları'nda baykuş yörede görülen canlılardandır.

Dil


Ülkede resmi dil olarak kabul edilen ve nüfusun neredeyse tamamı tarafından konuşulan dili İspanyolca’dır. Şili kendine özgü bir aksana sahip İspanyolca’sıyla diğer Güney Amerika ülkelerinden ayrılmaktadır. Bu aksan ülkenin kuzeyinden güneyine kendi içinde farklılıklar gösterse de, genel olarak kıtanın diğer İspanyolca konuşan ülkelerinden daha yumuşak bir tona sahiptir. Bunun dışında ülkede yerli nüfusun konuştuğu Mapudungun, Quechua, Aymara gibi yerel diller mevcuttur. Almanca ülkede varlığını koruyan diğer bir Avrupa dilidir; uluslararası kullanılırlık bakımından İngilizce ülkede öğrenilmesi teşvik edilen dildir.

Din


Şili toprakları, İspanyol hakimiyetine girdiği dönemden bu yana Katolik inancı etkisi altındadır. Katoliklik ülkenin üçte ikisinin dini olmakla beraber Evanjelik kiliseye bağlı olanların oranı yüzde 10 civarındadır. Bunun yanında, rakamların geleneksel-aileden gelen kültürel kodlara dayalı olduğu vurgulanır. Ülkede kendini agnostik veya ateist olarak tanımlayanların oranı yüzde 25 olarak ifade edilmektedir. Şili inanç özgürlüğü konusunda teşvikleri olan bir ülkedir; bu nedenle birçok farklı kilise ülkede varlığını rahatlıkla sürdürebilmektedir.

İklim


Şili’de kuzeyden güneye beş farklı iklim etkisini gösterir. Norte Grande ismiyle anılan kuzey Atacama Çölü’nde sert bir çöl iklimi; biraz aşağısında kalan Norte Chico bölgesinde yarı kurak bir iklim; Şili’nin merkezini oluşturan ve Santiago’nun bulunduğu orta Şili’de Akdeniz iklimi hakimiyetini sürdürür. Adalarda nemli bir tropik-altı iklim görülür. Güneye doğru okyanus iklimi hakimiyetinde Valdivian Yağmur Ormanları meydana gelir. And Dağları’nda Alp iklimine benzer bir dağ havası hakimken, güney bölgelerde buzullar etkisini gösterir.

Tarih


Kolomb öncesi ve koloni dönemi
MÖ yaklaşık 13.000 yıllarında, bugünkü ülke sınırlarında insanların yaşadığı bilinmektedir. Kuzey Şili İspanyollar tarafından fethedilmeden kısa süre öncesine kadar İnka Krallığı'na aitti. 1520 yılında dünyanın çevresini dolaşmak için yelken açan Ferdinand Magellan, kendi adıyla anılan Magellan Boğazı'nı geçerken ülkenin güney ucunu keşfetmiş oldu. Daha sonra Şili'ye ulaşan ilk Avrupalılar altın aramak amacıyla 1535 yılında Peru'dan gelen Diego de Almagro ve mahiyetindekilerdi. Ancak bu kişiler yerel halk grupları tarafından geri püskürtüldü. Avrupalılar'ın ilk tam manasıyla yaptıkları yerleşim, 1541 yılında Pedro de Valdivia'nın 1541 de Santiago'yu kurması olmuştur. 1542 den itibaren de Şili, İspanyol Peru Valiliği'nın bir parçası haline gelmiştir.

Şili'de İspanyollar çok az altın ve gümüş bulduğu ve ülkenin ücra konumu sebebiyle Şili İspanyol Krallığı için daha ziyade fazla önem verilmeyen bir koloni durumundaydı. Ayrıca Atacama Çölü, Peru'ya direkt ulaşıma engel teşkil ettiğinden, ülke çok daha sonra, diğer tarım ürünleri ve minerallerinin devreye girmesiyle, İspanyollar tarafından önemli bir tedarik bölgesi haline gelmiştir.

Bağımsızlık savaşı ve 'cumhuriyet'in oluşumu
Bağımsızlık talepleri ilk, 1808 yılında, İspanya Napolyon'un kardeşi Joseph tarafından yönetilirken başladı. 18 Eylül 1810 yılında başa geçen bir cunta İspanya Krallığı'na bağlı bir otonomi ilan etti. İspanyollar'ın Napolyon'a karşı yürüttüğü bağımsızlık savaşından sonra, sınırsız bir güçle tekrar Şili'yi almaya kalkıştı. Ancak İspanyollar Chacabuco'daki muharebede Şili ve Arjantinli birliklere yenildiler. 5 Nisan 1818'deki Maipu muharebesinden sonraysa İspanyol direnişi sona erdi. Muharebelerin başındaki komutan Jose de San Martin, Bernardo O'Higgins yararına başkanlıktan feragat edince O'Higgins ilk Şili Devlet yöneticisi oldu.

O'Higgins 1823 yılında düşürüldü ve Peru'ya sürgüne gitmek zorunda kaldı. Akabindeki yıllarda çeşitli devlet adamları başa geçti. 1830 yılında başa geçen Diego Portales Palazuelos ülkeyi diktatör tarzda yönetirken 1833 yılında çok sıkı bir anayasa hazırlattı. Bu merkezî anayasa ile 1833-1891 yılları arasında Şili uzunca süre istikrar kazandı. Zamanla ülke, Güney Amerika'nın ekonomik olarak en güçlü bölgesi haline geldi. Yürüttüğü birçok savaşla, özellikle 1836-1839 Peru-Bolivya konfederasyon savaşını kazanmasıyla Şili gücünü pekiştirdi.

İspanya, Peru'daki eski kolonileri tekrar ele geçirmeye çalışınca, Şili İspanya'ya 1865 yılında savaş ilan etti. Papudo ve Chiloe adaları önünde deniz muharebeleri meydana geldi. Peru'da ortak düşmana karşı Şili'ye katıldı. Savaş pratikte 1866 yılında sona erdiyse de, İspanya ile problemler 1871 ve 1883 yıllarındaki antlaşmalarla çözüldü.

Sınır anlaşmazlıkları
19. Yüzyılda İspanya dışından Avrupalılar da Şili'ye göç ettiler. Bugün bu kişileri etkileri ve izleri ülkenin güney bölgelerinde görülmektedir.

Şili, 1879 ile 1883 yılları arasında Peru ve Bolivya ile yapılan Güherçile Savaşı (ayrıca Pasifik Savaşı olarak da anılır) savaşta, o güne kadar bu ülkelerin elinde olan Atacama Çölü bölgesini fethetti. Böylelikle Bolivya, Büyük Okyanus kıyılarını kaybetmiş oldu. Bu bölgelerde daha sonra çok zengin bakır yatakları bulundu. Dünyanın en büyük bakır madeni Chuquicamata bu bölge sınırlarındadır.

1891 yılında Şili deniz kuvvetleri Başkan José Manuel Balmaceda'ya karşı ayaklandılar. Bir iç savaş bu yüzden patlak vermiş oldu. Bu savaşta 6000 insan öldü. Balmaceda muharebeyi kaybedince Eylül 1891 de intihar etti.

1893 yılında bu kez Arjantin'le sınır sorunları yaşanmaya başladı. 1902 yılında İngiltere Kralı VII. Edward bu probleme arabuluculuk ederek Patagonya ve Ateş Toprakları iki ülke arasında pay edildi. Bu şekilde Şili 54.000 km², Arjantin 40.000 km² pay aldı.

Yakın tarih ve Allende

1969 yılında ülkede sol güçler Unidad Popular(UP) adlı bir seçim birliği oluşturdular. Bu birlik komünist ve sosyalist parti gibi partilerin yanında birkaç tane daha solcu, hümanist küçük partiden oluşuyordu. UP kendisini sosyalist bir çizgiye oturtarak, endüstrinin devletleştirilmesi ve büyük arazi sahiplerinin arazilerinin istimlak edilmesi gibi vaatlerde bulundu. Bu birlik 1970 yılında Salvador Allende'yi başkanlık için aday gösterdi.

1970 seçimlerinde seçim birliği UP oyların % 37 sini alarak seçimlerin en güçlüsü olarak çıktı ve Allende Devlet Başlanlığı'na seçildi. Muhafazakar rakibi Jorge Alessandri oyların %35,3 ünü ve Hristiyan Demokrat Radomiro Tomic % 28.1'ni aldı. Allende'nin azınlık hükümeti ekonominin başlıca dallarını peş peşe devletleştirmeye başladı (Bankacılık, tarım, bakır madenleri, haberleşme). Böylece muhalefetle gitgide büyüyen çekişmeler oluştu. Ayrıca ABD'de de Allende'nin seçim zaferine karşı rahatsızlık oluşmuştu. Zira Şili'de marksist etkilere sahip halk cephesi, Küba'dan sonra ikinci Amerika devleti olarak yönetimdeydi. Bu endişe, 1954 yılındaki ABD başkanı Eisenhower'in domino teorisinden tetiklenmiş oluyordu. Bu teoriye göre yan yana dizilmiş domino taşlarından birincisinin devrilmesinin zincirleme bir şekilde diğerlerinin de devrilmesi gibi Şili'den sonra diğer Güney Amerika ülkeleri de teker teker komünizm altına girecekti. 1973 yılında UP oy sayısını daha da arttırmayı başardı.

Pinochet dönemi
Yukarıda sıralanan gelişmelerin ardından, 11 Eylül 1973 tarihinde hükümete karşı bir askeri darbe gerçekleşti. Yüzlerce Allende yanlısı bu günlerde öldürüldü, binlercesi tutuklandı. Tüm devlet birimleri askeri birlikler tarafından işgal edildi. Tüm yetkileri, cunta lideri olarak General Augusto Pinochet devraldı. Pinochet aynı zamanda donanma, hava birlikleri ve polis teşkilatınında en üst kademedeki yetkilisiydi.

Askeri birlikler kuzey Şili'nin en tenha çöl bölgelerinde ve Patagonya'nın yerleşimi seyrek yerlerinde toplama kampları oluşturdu. Birçok cunta muhalifi işkencede öldürüldü ya da uçaklardan denize atıldı. Binlerce Şilili insan hakları ihlalinden yurt dışına kaçtı ya da sürgüne gönderildi.

Pinochet'nin iktidarı ele geçirmesiyle, ABD tekrar yoğun olarak ekonomik bağlamda ülkeyi desteklemeye başladı. Yeni hükümet daha önceki devletleştirmeleri, önemli bakır madeni Chuquicamata hariç olmak üzere geri aldı. Neoliberal bir ekonomi politikası izlerken, tüm sendikal hakları da geri aldı. Bu ekonomi poltikalarıyla beraber zengin ile fakir arasında fark daha da belirginleşmeye başladı. Ama kamu ekonomisi, büyüme ile birlikte, Güney Amerika'daki alışılmış olandan daha fazla istikrar kazandı. Ekonomik istikrarın yanında insan hakları ihlalleri devam etmekteydi.

Aralık 1978'de Arjantin ile Şili arasında savaşa gidebilecek gerginlikler oluştu. Gerginliğin sebebi, Beagle Kanalı'ndaki, üzerinde yaşam olmayan Lennox, Picton ve Nueva gibi adalardı. Zira buralarda çok yüksek petrol rezervleri olduğu tahmin ediliyordu. Bu gerginlik Vatikan'ın araya girmesiyle 1985 yılındaki sınır antlaşması sonucu, dostça çözülürken bu 3 ada da Şili'ye bırakıldı. Bugün hala bu ülke ile tamamen çözülememiş ufak tefek sınır tartışmaları vardır.

Yeniden demokrasi
1988 yılında yapılan referandumda % 55 oy oranıyla Pinochet'in ülkeyi daha fazla yönetmemesi sonucuna varıldı. 1989 yılında 15 yıllık dikta rejiminden sonra ilk seçimler yapıldı. Hristiyan Demokrat Patricio Aylwin Başkanlığa seçildi. Aylwin mütevazı ekonomi reformlarının yanı sıra beraber yaşayabilmek için devlet ile halkı barıştırmaya başladı. 1993 yılında ilk defa bazı subaylar insan hakları ihlalinden mahkemeye çıktılar. Çok sayıda sürgün ülkeye döndü.

1994-2000 yılları arasında ülkeyi Hristiyan demokrat Eduardo Frei Ruiz-Tagle yönetti.

Pinochet 1998 yılında İngiltere'de tutuklandı ve daha sonra dışarı çıkma yasağı kondu. 2000 yılında sağlık sorunları yüzünden serbest bırakıldı.

2000 yılında Sosyalist Ricardo Lagos Başkan seçildi. 2006 yılında ise ülke tarihinin ilk kadın başkanı Michelle Bachelet bu makama geldi. 11 Mart 2018'de Sebastián Piñera, ikinci kez Şili Devlet Başkanı oldu. 11 Mart 2011'den 11 Mart 2014'e kadar Şili'nin başbakanı olarak ilk görevini tamamladı.

Şili'de bulunan Türkiye dış temsilciliği


Santiago Büyükelçiliği
Adres: MONSENOR SOTERO SANZ 55 OF.71 PROVIDENCIA SANTIAGO-CHILE
Telefon: 00 56-2 231 89 52 - 00 56-2 232 11 00
Faks: 00 56-2 231 77 62
E-Posta: embajada.santiago@mfa.gov.tr
Görev Bölgesi: Şili
 
  • Beğen
Tepkiler: MURATS44
Tüm sayfalar yüklendi.
Üst