Şehirler Tokat

Evliya Çelebi

Yeni Üye

Tokat
Plaka No 60
Bölge Karadeniz Bölgesi
Yüzölçümü 10.044 km²
Nüfus 612.747
Nüfus Yoğunluğu 61 kişi/km²
Telefon kodu +356
Rakım 630m
İlçe 12
Belediye 37
Mahalle 315
Köy 613
Tokat, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan bir ildir. Kuzeyde Samsun, kuzeydoğuda Ordu, doğu ve güneyde Sivas, güneybatıda Yozgat ve batıda Amasya illeriyle komşudur. İlçelerinden Yeşilyurt ve Sulusaray İç Anadolu Bölgesi'nde kalır.

Tokat'ın eski adları, Bizans dönemi adıyla Komana, İran dönemi adıyla Kah-Cun, Selçuklu Devleti döneminde Dar Ün-Nusret, Moğollar döneminde Sobaru'dur

1943 yılında Erbaa, 1944'te Artova ve Turhal, 1954 yılında Almus, 1987 yılında Pazar ve Yeşilyurt, 1990 yılında Sulusaray ve Başçiftlik ilçeleri kurulmuştur.

Tokat ili nüfusu 612.747'dir. Bu nüfusun %78,65'sı şehirlerde yaşamaktadır (2019 sonu). İlin yüzölçümü 10.044 km2'dir. İlde km2'ye 61 kişi düşmektedir. (Bu sayı merkez ilçede 100’dür.)

4 Şubat 2020 TÜİK verilerine göre merkez ilçeyle beraber 12 İlçe, 37 belediye, bu belediyelerde 315 mahalle ve ayrıca 613 köy vardır.
İçindekiler

Tokat adı


Bizanslı coğrafyacı İeroklis Sinekdimos MS 6. yüzyılda Kapadokya'da Eudokia adlı bir kent yer aldığını bildirmiştir. Evliya Çelebi kentin adını Türkçe etimolojiyle arpası bol olduğu için atların doymasına karşılık Tok-at, Osmanlı tarihçisi İsmail Hakkı Uzunçarşılı "surlu şehir" manasına gelen Toh-kat olarak açıklamış, Özhan Öztürk ise Pontus adlı çalışmasında Avesta'da "ülke, şatraplık" anlamına gelen ve ilk olarak MÖ 6. yüzyılda Ahameniş İmparatorluğu döneminde Kapadokya için kullanılan "Dahyu" kelimesinin Rum ağzında bozulmuş formu "Dokeia" kelimesinin zamanla Tokat'a dönüştüğünü iddia etmiştir.

Tokat Tarihi


Tokat ilinde yapılan arkeolojik kazılar sonucunda Bakır Çağına sonlarına kadar inen (MÖ 3000 dolayları) yaşam izleri bulunabilmiştir. Günümüz ilçe merkezinde yerleşim tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, 7 km kuzeydoğusundaki Gümenek mevkiindeki tepelik alanda Helenistik Dönemden itibaren yerleşimin olduğu Komana Pontiki antik şehri bulunmaktaydı.

Tokat'ta yerleşimin, Roma döneminde yol güvenliğini sağlamak amacıyla Tokat Kalesinin yapılması ve sonrasında da pagan inanca merkezlik yapmış Komana'yı terk eden Hristiyanlar'ın kalenin etrafına yerleşmesiyle başladığı düşünülmektedir. Avusturyalı tarihçi ve doğubilimci Paul Wittek, Bizans kaynaklarında geçen "Dokeia (Dokia)" şehrinin birçok tarihçilerin iddia ettiği gibi günümüz Tosya şehrini değil Tokat'ı tarif ettiğini belirtmiştir. Bunu da 1277 yılında İlhanlılar'dan kaçan çocuk yaştaki sultan III. Gıyâseddin Keyhüsrev ile onun yöneticisi Muînüddin Süleyman'ın, aynı dönemde yaşayan tarihçiler Bar Hebraeus (İbnü’l-İbrî) tarafından "Doqia", İbn Abdüzzâhir'in ise Tokat kalesine çekildiği belirtmesini delil göstererek Dokeia'nın Tokat olduğu tezini güçlendirmiştir. Benzer şekilde 13. yüzyılda yazıldığı düşünülen Tarih-i Al-i Danişmend (Dânişmendnâme) adlı eserde de Tokhia, Tokia ve Dokia adlarıyla bahsedilen şehirde Tokat'ı belirtmektedir. Ermeniler ise yerleşimden Evdoxia ya da Evdokkia olarak bahsetmiştir. Yerleşim 712 ve 740 yıllarında olmak üzere çok kısa süreli Arap ordularınca ele geçirilmesi haricinde Bizans egemenliğinde Amasya merkezli Armeniakon Theması içerisinde yer aldı. Tokat kalesi ve şehri 1074 yılında Dânişmend Gazi tarafından ele geçirilmiş ve sonrasında da 1080 yılında kendi adıyla kurduğu Dânişmendliler Beyliği topraklarına katılmıştır. II. Kılıç Arslan'ın 1175 yılında Danişmentliler'i yenmesiyle Tokat şehri 1175 yılı gibi Anadolu Selçuklu Devleti hakimiyetine girdi. II. Kılıç Arslan, 1186'da ülkesini oğulları arasında paylaştırdığında Tokat merkezli kısmı oğlu II. Süleyman Şah'ın payına düştü. Rükneddin Süleyman Şah kardeşleriyle yaptığı mücadeleyi kazanıp Anadolu Selçuklu Devletini tekrar bir araya getirmesiyle Tokat şehri, Danişmend ilinin merkezi konumuna geldi. 1243 yılında yaşanan Kösedağ Muharebesi'nde Anadolu Selçuklular'ın yenilip İlhanlıların otoritesini kabul etmesi üzerine Tokat'ta İlhanlılar'a tabi olan Selçuklu hakimiyeti görülmeye başlandı. Daha sonra İlhanlılar tarafından atanan emirlerin idaresinde bulunan Tokat, 1355 yılında İlhanlı ordu komutanlarından Alâeddin Eretna tarafından kurulan Eretna Beyliği topraklarına katıldı. 1381 yılında da naiplik görevinde bulunan Kadı Burhâneddin'in Eretna Beyliğine son vererek kendi adıyla anılan Kadı Burhâneddin Devleti'ni kurmasıyla Tokat bu yeni kurulan devlete katıldı.

Osmanlı döneminde Tokat


Kadı Burhâneddin'in 1398 yılında ölümünün hemen akabinde şehir halkının daveti üzerine Tokat'a gelen Yıldırım Bayezid şehri Osmanlı topraklarına kattı. Tokat Osmanlı egemenliğindeyken, 16. yüzyıla kadar Rum Eyaleti'nin merkez şehri konumundaydı. Timur 1402 yılında şehri kuşatsada ele geçiremedi. Ankara Muharebesinde alınan yenilgiden sonra Osmanlı'nın yaşadığı Fetret Devri döneminde Çelebi Mehmed'in kontrolünde kaldı. 1418/1419 yılında yaşanan büyük depremde çevre yerleşimlerde olduğu gibi Tokat'ta da büyük zarar yaşandı. 1472 yılı Ağustos ayında Bektaşoğlu Ömer Bey komutasındaki Akkoyunlular Tokat'a girerek şehri yağmalayıp yakmışlardır. 1505 yılında Safeviler'in kuşatmasında şehir savunucuları başarıyla karşı koyabildi. Nur Ali Halife İsyanı sırasında şehir Nur Ali Halife'ye teslim olunca burada Şah İsmail adına hutbe okutuldu. Ancak kısa süre sonra kesintisiz olmak üzere tekrardan Osmanlı hakimiyetine katıldı. 1498 yılına gelindiğinde şehir diğer bir deprem afeti nedeniyle zarar gördü.

Tokat şehriyle ilgili Osmanlı dönemine ait ilk kayıt 1455 yılında yapılan tahririyle yapılmıştır. Bu tarihteki kayıta göre Tokat'ta 38'i Müslüman, 8'i Gayrimüslim olmak üzere 56 adet mahalle bulunmaktaydı. 1485 tahririnde 49'u Müslüman ve 10'u Gayrimüslim olmak üzere 59 adet, 1520 tahririnde de 45'i Müslüman ve 8'i Gayrimüslim olmak üzere 53 adet mahallesi bulunmaktaydı. Bu dönemlerde şehrin kabaca 1/3'ünün biraz fazlası Gayrimüslimlerden oluşmaktaydı. Bu Gayrimüslimlerinde büyük çoğunluğunu Ermeniler, bunları takiben Rumlar ve az sayıda da Yahudiler oluşturmaktaydı. Buradaki Yahudiler'inde İspanya'dan göçmek zorunda bırakılan Sefarad Yahudileri olması muhtemeldir. Şehirde 1455 yılında 3.079 olan hane sayısı (tahmini 15-17 bin arasında nüfus) 1485 yılında 1.781 haneye düşmüştü. Bu azalışın Akkoyunlular'ın 1472 yılında şehri yağmalayıp yıkmasıyla alakalı olduğu düşünülmektedir. Benzer şekilde 1520 yılında şehirdeki hane sayısının 1.417'ye düşmeside 1498 depreminin etkisiyle olmalıdır. Afetler ve saldırıların kesilmesiyle ortamın sakinleşmesine 1554 yılında 1.999 olan hane sayısı, 1574 yılında 2.568'e çıkmıştı. 17. yüzyıl döneminde Tokat'la ilgili fazla kayıt bulunmamaktadır. Celali isyanları ve Büyük Kaçgunluk döneminde de Tokat kırsalının olduğu gibi şehir merkezininde etkilenmiş olması gerekmektedir. 1623 yılında isyancı Abaza Mehmed Paşa tarafından bir süreliğine ele geçirildi. Osmanlı ekonomisinin iyice bozulduğu yüzyılda, devlet para toplama işlerini hızlandırmak amacıyla topraklarda vergileri mültezimler yoluyla toplama çabasına girmiş ve Tokat'ta Rum Hazine Defterdarlığı'nın kapatılmasıyla 1659 yılında oluşturulan ve 1840 yılına kadar kadar süren Tokat Voyvodalığının merkezi oldu. 17 Ağustos 1668 yılında Amasya, Bolu, Kastamonu, Ankara ve Samsun gibi şehirleri de etkileyen depremde şehirde hasarlar yaşanmış, kale ve şehri çevreleyen surların bir bölümü yıkılmıştır. 17. yüzyılda hazırlanmış resmi belgelere göre 1679-80 yılı gibi çıkan büyük yangında da şehrin büyük bölümü zarar gördü.

1844-45 kapsamlı yapılan Temettüat kayıtlarına göre Tokat şehrindeki 73 mahallede; 2.137'si Müslüman, 1.333'ü Ermeni (Gregoryan), 222'si Rum, 175'i Katolik (Ermeni olması muhtemel), 38'i Yahudi ve 22'si Kıpti olmak üzere 3.927 hane bulunmaktaydı. Hanede 5 kişi yaşadığı kabulüne göre bu tarihte şehirde 20.000 dolayında bir nüfusun bulunduğu tahmin edilmektedir. Düyûn-ı Umûmiye adına görev yapan Fransız coğrafyacı ve yazar Vital Cuinet'in kayıtlarına göre 1892 yılında Tokat'ta; 17.500 Müslüman, 750 Kafkasya ve Gürcistan topraklarından gelen Müslüman, 9.000 Gregoryan Ermeni, 1300 Katolik Ermeni, 150 Protestan Ermeni, 750 Rum, 400 Yahudi ve 40 kadar misyoner olmak üzere 30.000 dolayında insan yaşamaktaydı. Sivas'ta bulunan Fransız konsolosluğunca 1901 yılında hazırlanan raporda ise şehir nüfusu; 18.000 Müslüman, 8.800 Ermeni, 1.300 Rum ve 900 Yahudi ve diğer milletlerden olmak üzere kabaca tasnif edilmiştir. Buradan anlaşılacak diğer bir hususta Tokat'ta misyonerlik faaliyetlerinin ve diğer devletlerin ilgilerinin olduğu ortaya çıkmaktadır. Örneğin Amerikalı misyoner Henry John Van Lennep, 1854 yılında Tokat'a gelip misyonerlik faaliyetlerinde bulunmuş ve ülkesine döndükten sonra hazırladığı "Travels in Little-Known Parts of Asia Minor" adlı kitabında da faaliyetleri hakkında bilgiler vermiştir. 1840 yılı başında muhassıllık idarelerinin teşkil edilmesiyle bu statüde idare edilmeye başlanan Tokat, muhassallık idarelerinin kaldırılmasıyla Müdürler tarafından yönetilmeye başlandı. 1864 yılında yürürlüğe giren Teşkil-i Vilâyet Nizamnâmesiyle Sivas merkez sancağının kazası statüsünü devam ettiren Tokat, 1870/71 yılından itibaren kaymakamlıkla yönetilmeye başlandı. 1880/81 yılına kadar kaza merkezi olan Tokat, bu tarihte Sivas Vilayeti'ne bağlı Tokat sancağının merkezi oldu.

Cumhuriyet dönemi


Yerleşim 31 Mayıs 1920 tarihinde TBMM kararıyla il statüsüne yükselerek, yeni kurulan ilin merkez şehri oldu. Ermeni nüfusun büyük oranda tehcir edilmesi, Rumlar'ın mübadele uyarında Yunanistan'a gönderilmesi, karışıklılar, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı gibi etkenlerle Tokat şehir nüfusu da düşmüştü. 1935 yılında yapılan nüfus sayımında ilçe merkezinde 22.166 kişi yaşamaktaydı. İlçe merkezine bağlı köylerde ise 72.018 kişi yaşamaktaydı.



Coğrafya


Deveci dağlarının orta kesiminin kuzey yamaçlarından doğarak soldan Yeşilırmak'a kavuşan bir akarsu vadisinin yamaçlarında kurulmuş olan kent, çok engebeli bir bölgede Orta Karadeniz kıyılarını ve İç ve Doğu Anadolu Bölgesi'ne bağlayan önemli yolların kavşağında eski bir yerleşme Tokat; kuzeyinde Samsun, kuzeydoğusunda Ordu, güneyinde Sivas, güneybatısında Yozgat, batısında: Amasya ili ile çevrilidir. İlin toplam yüzölçümü: 10.071 km²'dır. Kapladığı alan açısından Türkiye topraklarının % 1.3'ünü kapsar. Denizden yükseltisi 623 metredir. Coğrafi Koordinatları: 39° 51' – 40° 55' kuzey enlemleri ile 35° 27'- 37° 39' Doğu boylamları arasında olan Tokat, 1923 yılında il olmuş, Erbaa, Niksar, Reşadiye, Zile ilçeleri bağlanmış, 1943 yılında Taşova, 1944’te Artova ve Turhal, 1954 yılında Almus, 1987 yılında Pazar ve Yeşilyurt, 1990 yılında Sulusaray ve Başçiftlik ilçeleri kurulmuştur. Tokat'a bağlı Taşova ilçesi, 1953 senesinde Amasya'ya bağlanmıştır. Merkez ilçe dahil 12 ilçenin yanında 77 belde ve 609 köy mevcuttur. Merkeze bağlı 41 mahalle, 103 köy ve 9 belde bulunmaktadır. Yüzölçümü bakımından Tokat'ın en büyük ilçesi Zile'dir. En yüksek nüfusa sahip ilçe ise Erbaa'dır.

Belli başlı akarsular Yeşilırmak, Tozanlı Kolu, Kelkit Kolu, Çekerek Kolu, Tokat Kolu, Kuruçay Kolu, Güllin Kolu, Darı Deresi Kolu, Cırcır kolu olup bilinen dağlar arasında Mamu (1770 m), Yaylacık (1620 m), Deveci (1892 m), Bugalı (1945 m), Dumanlı (2200 m), Çamlıbel (2020 m) ve Akdağ (1900 m) bulunur. Yine bilinen ovalar Kazova, Omala Ovası (Gözova), Turhal Ovası, Niksar Ovası, Erbaa Ovası, Artova Ovası, Zile Ovası, Tokat Ovası, Pazar Ovası ve Yazıbaşı Ovası'dır.

Tokat İlçeleri


Tokat ilinin 12 ilçesi vardır:
  • Almus
  • Artova
  • Başçiftlik
  • Erbaa
  • Niksar
  • Pazar
  • Reşadiye
  • Sulusaray
  • Tokat (il merkezi)
  • Turhal
  • Yeşilyurt
  • Zile

İklim


Tokat İli; İç Anadolu Bölgesi İklimi, İç-Doğu Anadolu İklimi, Karadeniz iklimi ve Orta Karadeniz iklimi arasında bir geçit özelliği gösterir. Uzun yıllar ortalamasına göre yıllık ortalama sıcaklık; en düşük 8,1 °C en fazla 14,2 °C’dir. Uzun yıllar ortalamasına göre ortalama yağış; 381,7 mm ile 586,2 mm arasındadır. Ortalama nispi nem; % 56 ile % 73 arasında değişmektedir. Yağışlar aylara göre farklılıklar göstermektedir.

Ekonomi


Tokat halkı geçimini tarım, hayvancılık ve ticaretle sağlar. Büyük şehirlerin kalabalık nüfusu, yüksek binaları ve boğucu havalarının aksine Tokat insanı kendine bağlayan düzenli şehir yapısı, sayısız doğa güzellikleri, ekonomik alışveriş koşulları ile huzurlu bir yaşam için ideal bir şehirdir. Halkının büyük çoğunluğu Müslüman olup şehirde Sünni ve Alevilerde yoğunluktadır. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanan Tokat'ın ticaret ve sanayi ise il merkezinde yoğunlaşmıştır. Tokat Organize Sanayi Bölgesi şehrin tek sanayi faaliyetinin sürdürüldüğü alandır. Yine bulunduğu coğrafi konum ile tarıma yatkın bir şehirdir. Tarım üretiminde domates, biber, vişne, kiraz, patates, üzüm ve şekerpancarı bölge üretiminde en fazla payı alan ürünlerdir. Küçükbaş, büyükbaş hayvan varlığı ve arı kovanı sayısı bakımından önemli bir paya sahiptir.

Tokat'ta nüfusun %5'i endüstri alanında çalışmaktadır. Yem, kereste, lastik ayakkabı, alüminyum fabrikalarının yanı sıra, bakır işleme atölyesi, ziraat aletleri imâlâthânesi ve sanayi kuruluşlarının faaliyet gösterdiği Tokattaki en bilinen fabrikalar Dimes Meyve Suyu Fabrikası, Olca Salça Fabrikası, Eser Salça Fabrikası, Samaş Bentonit Fabrikası ve Turhal Şeker Fabrikası'dır.

Ulaşım


Tokat'a ulaşım, tren ve karayolu ile sağlanabileceği gibi, eski Tokat valilerinden Recep Yazıcıoğlu'nun girişimleriyle 1988-1990 tarihlerinde 1700 metrelik piste kavuşan Tokat Havalimanından da yapılabilmektedir. Tokat'a en önemli ulaşım biçimi Erbaa ile Reşadiye ilçe merkezleri içinden geçen, Tokat şehir merkezine bağlantısı olan Avrupa E-yolu E80 E E80 yoludur. Tren yolu ulaşımının da önemli bir yere sahip olduğu ilde Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'nın (TCCD) düzenlediği Samsun-Kalın demiryolu tren seferleri kuzeyde Samsun, güneyde Sivas'a uzanır.

Turistik yerler


Köklü tarihi, üzerinde birçok medeniyetin hüküm sürmesi ve insanlığın ilk yerleşim yerlerinden olmasından dolayı birçok turistik yerin yer aldığı kentin merkezinde yer alan Tokat Kalesi ile ilçesinde yer alan Zile, Niksar ve Turhal kaleleri yerli ve yabancı turistin uğrak yeri olup, Mustafa Kemal Atatürk'ün geçici olarak ulusal mücadele yıllarında konakladığı Latifoğlu Konağı müze evi, II. Abdulhamid'in tahta çıkışının 25. yılı şerefine yaptırılan tarihi Tokat Saat Kulesi, tarihi Gök Medrese kent merkezinde bulunur. İlçesi Niksar'da bulunan Anadolu'da yapılan ilk medrese olarak bilinen Yağıbasan Medresesi, ilk onarımı 1678 yılında yapılan Tokat Ulu Camii aynı adla Niksar ilçesinde bulunan diğer camii, Pazar ilçesinde bulunan tarihi Pazar Kervansarayı ve Ballıca Mağarası bulunur.
  • Maşathöyük Çivi Yazıları
  • Hıdırlık Köprüsü
  • Sümbülbaba Zaviyesi
  • Taşhan Çarşısı
  • Komana Pontika Antik Kenti
  • Koza Han
  • Reşadiye Zınav Gölü mesire yeri
  • Reşadiye Yolüstü kasabası Delik kaya mağarası
  • Tokat Müzesi
  • Kelkit Çayı
  • Halaçlı Köyü Yazlıkları
  • Sulusaray Sebastopolis Antik Kenti
  • Zile Elbaşıoğlu Camii
  • Zile Boyacı Hasanağa Camii
  • Zile Bedesten Camii
  • Eski Zile Osmanlı Evleri ve Konakları
  • Zile Yeni Hamam duvarındaki Osmanlı minyatür mimarisi Serçe Sarayı
  • Zile Tacettin İbrahim Paşa (Şehir) Hamamı
  • Zile Esvap Çayı
  • Zile Uzun Çarşı
  • Pazar Ballıca mağarası
  • Niksar Çamiçi Yaylası
  • Almus Barajı ve yaylaları
  • Reşadiye Kaplıcaları
  • Başçiftlik Yaylaları
  • Zile Kalesi

Tokat Kültürü


6000 yıllık tarihi boyunca üzerinde barındırdığı medeniyetlerin izlerini taşıyan Tokat; çok çeşitli ve zengin bir kültürel yapı ile yoğrulmuştur. Hititlerden günümüze kadar üzerinde yaşamış tüm medeniyetlerin izlerini ilimizde bulmak mümkündür. Maşat höyükte ki Hitit şehri, Roma, Bizans döneminden kalma Sebaptapolis yerleşim bölgesi, Tokat Kalesi, Taşhan, Beysokağı, Hıdırlık köprüsü, Alipaşa hamamı ve Ali paşa Camii gibi daha birçoklarını sayabileceğimiz tarihi ve kültürel zenginliklerimiz ilimizi daha da güzelleştirmektedir. Yüzyıllardır bozulmadan günümüze ulaşan gelenek ve göreneklerimiz, yemek kültürümüz, giyim kültürümüz, folklorik değerlerimiz, bakırcılık, yazmacılık, halı kilim ve kumaş dokumacılığı günümüzde de aynı disiplin ve aynı hevesle yapıla gelmektedir. Reşadiye’de bulunan Selemen Yayla Pazarında hala değiş tokuş usulü alışveriş yapılmaktadır.

Folklor


Halkımızın sevincini, hüznünü, sıkıntılarını, mutluluğunu motif motif işleyen folklorik değerlerimiz, Omuz halayı, Geyik oyunu, Ellik halayı, Çekirge oyunu, Tokat ağırlaması, Maşat Halayı ve Semah oyunu gibi daha onlarcası bulunan oyunlarımızın her birinin arkasında bir sosyal olgu yatmaktadır. Orta Asya Türk giyim kültürünün hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmesi ve bu kültürün bazı köylerimizde hala devam etmesi Tokat’a bir ayrıcalık katmaktadır. Bindallı, Şalvar, Çarşaf, Yazma, Çorap Tokat kadın kıyafetlerinin en önemlileridir. Kadife atlas üzerine gümüş telle işlenmiş belden yukarısı dar alt kısmı geniş Bindallı denilen boy elbisesine özellikle kırsal kesimlerde sık sık rastlamak mümkündür. Bele takılan gümüş kemer bu kıyafetin bir aksesuarıdır.

Kıyafet


Tokat’ın mahalli erkek kıyafetlerinde en çok dikkat çeken cepkendir. Önceleri gündüz kıyafeti olarak, sonraları düğünlerde ve özel günlerde giyilen cepken yelek boyunda önü düğmesiz etrafı sarma ve ortası kasnak işi ipek ile süslü altına gömlek giyilen bir kıyafettir. Ayrıca yakasız gömlek, pantolon ve bele sarılan kuşak, Tokat’lı erkeklerin mahalli giyim şeklidir.

Yemek kültürü


Tokat yemek kültürü oldukça zengin ve iştah açıcıdır. Tokat Kebabı, etli dolma, bakla dolması, keşkek, gendüme çorbası, bacaklı çorba, cevizli çörek, bezli sucuk, bat gibi yemeklerin yanında Tokat şarabı da soframıza ayrı bir renk katmaktadır. Özellikle dünyada sadece Tokat’ta üretilen Mahlep şarabının içimi ayrı bir zevktir.

Tokat türküleri


Tokat türküleri tüm ülkemizde zevkle dinlenen türkülerimizdir. Bu türkülerimizde aşkı, hüznü, kederi, neşeyi, felaketi, hoşgörüyü kısacası halkın tüm yaşam şeklini bulmamız mümkündür. “Sabahın seherinde ötüyor bülbül, Hey onbeşli onbeşli, burçak tarlası, Tokat yaylası “ gibi türkülerimiz ülkemiz folkloründe önemli bir yer tutmaktadır.

Gelenek ve görenekler


Günümüzde yeni bir teknoloji ve şehir kültürünün hızla gelişmiş olduğu çağımızda, Tokat’ta hala orta Asya kültürünün gelenek ve göreneklerinin bozulmadan devam ediyor olması önemli bir olgudur. Düğün geleneği, oda oyunları, maniler, orta oyunları, batıl inançlar, sosyal ve toplumsal dirliğin ayakta kalmasını sağlayan ahlaki ve insani adetler hala sosyal hayatımıza yön vermektedir.
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Üst